HOUSE M.D. FİNALİ HAKKINDA // SPOILER

Sekiz yıl boyunca sistemini Vicodin’siz bırakmayan, bütün medikal gizemleri çözen kısaca kibirli, sosyopat ve son zamanlarda aksi bir ihtiyar gibi hareket eden House’u anlatan House M.D. dizisi, dramatik dozu yerinde ama beklentilerin altında finali ile ekranlara veda etti. House yanan ahşap bir evde, yanında bir ceset ve karşısında eski çalışanı Kutner’ın hayaliyle kendine geliyor finalin ilk sekansında. Bir yandan Wilson ve Foreman’dan öğreniyoruz ki, kendisi aslında iki gündür kayıp. Çılgın doktorumuzun planı yaşamına son vermek, sorun bunu yapıp yapamayacağı. Bu sırada kendi vicdan muhasebesi hayatına bir şekilde girmiş insanların imgesel varlıklarıyla başlıyor. Onlarla beraber kendi hayatını analiz ediyor. Bu analizin merkezine de son aldığı vaka olan, uyuşturucu bağımlısı hastayı koyuyor. Vaka, izleyicilere ‘Ölürken yaşadığından daha iyi bir insan ol.’ mesajını verirken, House Cameron’la girdiği çatışmadan ‘Değişebilirim’ kararı alıyor ve intihar etmekten vazgeçiyor. Zirvede ise House yanan binanın kapısından çıkmaya çalışırken, yer çöküyor ve büyük bir patlama gerçekleşiyor. Patlamadan sonra dizinin temposu artıyor, morgda ölen kişinin House olduğu tespit ediliyor, cenaze töreninde onunla çalışan, beraber olan herkes duygusal konuşmasını yapıyor. Sıra Wilson’a geldiğinde ise, kürsünün arkasında mükemmel içsel patlamasına şahit oluyoruz ki Wilson elini cebine attığında ona ait olmayan telefona gelen House’un mesajını okuyor : ‘Kes sesini ahmak!’  

House’un ölmediği çok zayıf kanıtlarla verildi. Buda akıllara şu soruyu getirdi, acaba gerçekten öldü mü? Her şey House’un Araf’ı mı? Yoksa House’un ölüm travmasını yaşayan Wilson’ın hayali mi? Cevap hiç biri, dizinin yaratıcı David Shore, Tvline’a verdiği röportajda bunların bir hayal olmadığını ispatlar derecesinde patlama ve yangın detayları verdi. Aslında o ve ekibi ilk olarak House’un ölmesine karar vermişler ama sonra bu fikirden vazgeçmişler. Bölümün eroin bağımlısı hastası için, sigara içerken uyuya kaldığı bilgisi verilmişti. Shore ‘ Uyuşturucuyu kullandıktan sonra bayıldı, elindeki sigara düştü ve yangın başladı’ diyor. Yerin çökmesi ve patlaması arasındaki birkaç saniyeye dikkat çeken Shore’a göre House ucu ucuna arkaya kaçarak kurtulmuş ve arka kapıdan çıkmış. Yani House ölmedi. Kasten planlanmasa da Sherlock Holmes’dan esinlenerek yaratılan karakter House’un ölümü, ünlü dedektifinkiyle aynı, yani ‘sahte ölüm.’ Ne yazık ki her şey aceleye gelmiş gibi. Mantığa oturtulamayan, ikna olunamayan House’un ölümü ve yine aynı şekilde cılız bırakılan House’un ölmediği gerçeği. ‘People don’t change’ – İnsanlar değişmez.’ sloganını hiçe sayan televizyon tarihinin en istikrarlı karakteri House’un hızlı değişimi, kibirli ve hep kendini düşünen birisi olarak yaptığı fedakârlığı da insanın gözüne batıyor. İzleyicilerin benimsediği üç boyutlu, tutarlı yaratılan bir karakterin bu kadar ani kararlar vermesi biraz yadırganabilir ki büyük bir kesim tarafından yadırgandı da. Karakterlerin aralarındaki çatışmalar kadar, kendi iç çatışmaları da önemlidir. House’un kendi iç çatışması, bazı eski karakterlerle gerçekleşti. Ölüp giden, çekip giden, başka bir hayat için onu bırakıp giden insanlar yerine son zamanlarda etkileşimde olduğu insanlarla Durumsal zamanını geçirseydi –mesela Wilson’la- aldığı kararlar daha sağlam bir zemine oturtulabilirdi. Psikolojik sekanslar zorlama gibi duruyor buda izleyicileri rahatsız ediyor özellikle bu zamanların Cuddy’siz oluşu.      

Yorum bırakın

Filed under DİZİ HABER

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s